bahar alerjileri

BAHAR ALERJİLERİ

Bahar ayları alerjik hastalıkların artış gösterdiği zamanlardır. Özellikle saman nezlesi , alerjik astım gibi solunum yoluyla alerjenin alındığı hastalıklarda bu dönemde hastanın yakınmaları artar. Bahar dönemi atmosferde polen adı verilen, bitkilerde üremeyi sağlayan, , gözle görülmeyen yapılar bulunur. Polenler , ağaçlardan , yabani otlardan , çayır, çimen örtüsünden, hububat ekim alanlarından kaynaklanabilir ve havaya karıştıkları yerden kilometrelerce uzağa rüzgar ve hava hareketleri ile taşınabilir. Duyarlı bireyde solunum yolu ile burun mukozası , gözlerde konjunktiva tabakası , akciğerde bronş epiteli denilen anatomik alanlarda birikir ve alerjik reaksiyonlara yol açar. Polen ilişkili bahar alerjilerinde , polenin etki ettiği yere bağlı olarak kişide gözlerde yanma, sulanma, kaşınma ve kızarma, burunda hapşırma, burun akıntısı, tıkanıklık ve kaşınma , alt solunum yollarında ise kuru öksürük , nefes darlığı, hışıltılı solunuma neden olabilir. Bahar dönemi alerjik hastalıkları kolaylıkla nezle , grip , bronşit gibi enfeksiyon hastalıkları ile karıştırılabilir. Enfeksiyon hastalıklarında etken polen gibi alerjik yapılar yerine virus gibi mikroorganizmalardır. Enfeksiyon hastalıklarında genellikle yakınma süresi günler ile sınırlıdır. Yüksek ateş tabloya eşlik eder ve virus ilişkili olanlarda tedavi ile veya tedavisiz kısa sürede tablo düzelir veya komplikasyon adı verilen başka ve daha ağır bir tablo ortaya çıkabilir. Alerjik bireylerde genellikle ailede (anne, baba, kardeşler) alerjik hastalık öyküsü vardır. Alerjik hastalıkların tanısı için , hekimin gerekli görmesi durumunda ileri testler uygulanabilir. Cilt testi, kan testi veya yama testi denilen testler yapılarak bireyin hangi maddelere karşı alerjisi olduğu saptanabilir. Bazı olgularda duyarsızlaştırma tedavileri (aşı) başlanabilir. Halk arasında aşı tedavisi olarak bilinen immünoterapinin günümüzde dil altı damla, tablet veya deri altı enjeksiyon şeklinde kullanım farklı kullanım yolları vardır. Tedavi süresi en az iki yıldır. Bazı olgularda bu süre beş yıla kadar uzatılabilmektedir. Deri altına uygulanan aşılar düşük oranda da olsa oluşabilecek ciddi yan etkiler dolayısıyla hastane şartlarında ve doktor kontrolünde yapılmalıdır. Önce haftada bir ile başlanan bu tedavi giderek ayda bir sıklığa düşer . Her alerjik birey aşı tedavisine uygun değildir. Aşı tedavisinden iyi sonuç alabilmek için öncelikle kişideki alerjinin kesin olarak saptanabilmiş olması ve saptanan alerjik duruma uygun etkili bir aşının kullanımda olması gereklidir. Çok maddeye karşı alerjisi saptanan bireylerde etkili bir aşı tedavisi uygulayabilmek mümkün olmamaktadır. Aşı tedavisine uygun olmayan bireylerde ise yakınmaları control altına alabilmek için ilaç tedavileri uygulanır. Bu tedaviler ile alerjik bireyin mevsim boyunca , yakınmaları durdurularak yaşam kalitesi korunmuş olur. Tek veya birden fazla ilaçla yapılan tedavilere uzman bir hekimin karar vermesi , kişiye tedaviyi doğru süre ve dozlarda uygulayabilmesi için eğitim vermesi önemlidir. Koınunun uzmanı hekimlerin dışında doğrudan eczanelerden , kulaktan dolma bilgilerle başlanan tedavilerde yan etki veya tam iyileşme sağlanamama durumu ortaya çıkabilir. Bahar dönemi alerjilerinde özellikle polene bağlı gelişen yakınmaları kontrol etmek için atmosferde polen miktarının yoğun olduğu sabah ve öğle vakti dışarıda uzun zaman geçirmemek, evde ve arabada polen tutucu hava filtreleri olan klimaların kullanımı önerilir.