Gıda alerji testleri ve bilimsel gerçekler

Son yıllarda alerji olgularındaki artışla birlikte , toplumun  özellikle gıda alerjisine olan ilgisi artmış gözükmektedir. Modern insanın gıda sektörünün de aracılığı ile   yaptığı beslenme yanlışlarının hastalıklara davetiye çıkardığı bir gerçektir. Bununla birlikte şişkinlik, kilo verememe veya aşırı kilo alımı, halsizlik , yorgunluk , kabızlık gibi bazı yakınmaların gıda alerjisine bağlandığını ve bu nedenle alerji testi adı altında bilimsel dayanağı olmayan tetkiklere  başvurulduğunu ve tanı konduğunu  görmekteyiz. Özellikle gıdaya özgü ig G tipi antikorların artışı alerji tanısı koymada anlamlı değildir. Herhangi bir yakınması olmayan kişilerde de bu antikorlar yüksek çıkabilir. Alerji dışında intolerans (söz konusu gıdayı sindirememek veya bağışıklık sisteminin bu gıdayı hedef alması) ile de ig G artışının bir ilgisi olmadığı , tam tersine gıdayı tolere etmenin bir sonucu olarak bu antikorların arttığı bilinmektedir. Gerçek gıda alerji testleri, standart solüsyonlar kullanılarak yapılan   cilt testleri ve kanda gıdaya karşı ig E tipi antikorların araştırıldığı kan testleridir. Gluten hassasiyeti ile ortaya çıkan Çölyak hastalığı dışında (anti gliadin ig A tipi antikorları) diğer testlerin kesin tanısal değeri yoktur.

Hamilelik döneminde fazla şeker tüketimi çocukta astım riskini artırıyor

Harvard’da 1068 anne adayı üzerinde yapılan bir araştırmaya göre , hamilelik döneminde fazla şekerli gıda ile beslenen annelerin  (meyve , meyve suları dahil ve günde ortalama 46 gram şeker  ) çocuklarında astım riski ,  düşük şeker içeren diyet yapanlara göre (21 gram/gün) % 58 daha fazla bulunmuştur.

Zatürre (pnömoni) dünyada enfeksiyona bağlı ölüm nedenleri arasında birinci sıradadır

Zatürre (pnömoni) ; akciğerlerde bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroplarla gelişen enfeksiyon hastalığıdır. Erken tanı ve uygun tedavi ile hastaların büyük çoğunluğu tam şifa bulmaktadır ancak  çocuklarda, yaşlı hastalarda, KOAH, Kalp Yetmezliği, Şeker Hastalığı, Böbrek Yetmezliği ve vücudun savunma sistemlerini baskılayan kortizon ve benzeri ilaç kullananlarda ve kanser hastalarında hastalık ağır seyredebilir.
Zatürrenin belirtileri grip, nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına benzer  özellikler gösterebilir.  Göğüs ağrısı , kuru veya balgamlı öksürük , halsizlik , nefes darlığı , yüksek ateş , atipik zatürre denilen olgularda baş , kulak ağrısı, karın ağrısı , ishal , cilt döküntüleri görülebilir. Tanı akciğer grafisi veya bilgisayarlı toraks tomografisi ile konur. Kan testleri (CRP, hemogram gibi), balgam incelemesi (kültür , gram boyama ), mikroorganizmaya dönük serolojik tetkikler (mikoplazma antikoru ) tanıya yardımcı olarak istenebilir.

Tedavi hastalığa neden olan mikroorganizmanın tipine, türüne göre değiklik göstermekle birlikte , zatürreye genel olarak bakteriler neden olduğu için kullanılan ajanlar da antibiyotikler olmaktadır.
Zatürreden şüphe edilen durumlarda sağlık kurumuna başvurmak ve uzman hekim tarafından muayene edilmek , gereken tetkikleri yaptırmak önemlidir. Kişinin kendiliğinden veya çevresinin önerileri ile  tedaviyi başlatması, bilinçsiz antibiyotik kullanımı hatalı bir davranıştır. Tedavide yanlış ajan seçimi, yetersiz veya olması gerekenden uzun süre antibiyotik kullanmak ,  mikroorganizmalarda antibiyotiklere karşı direnç gelişimine,   İlaç yan etkisi, ilaca bağlı komplikasyonlara neden olabilir. Pnömokok aşısı korunma yöntemleri içinde en etkin olanıdır. Kalp hastaları, kronik akciğer rahatsızlığı olanlar, bağışıklık sistemi zayıf kişiler, kronik böbrek hastalığı olanlar ve 65 yaş üzeri yaşlılar doktor kontrolü ve tavsiyesiyle aşılanabilecekler arasında yer alır.

Kış mevsimi için Astım notları

  • Kış aylarında astım krizine neden olan tetikleyicilerden biri de soğuk ve kirli dış ortam havası solumaktır. Solunan havayı atkı veya eşarp yardımıyla ağız ve burnu kapatarak ısıtmak kişiyi ataktan koruyabilir
  • Nezle , grip gibi solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalar astım atağını tetikleyebilir. Astım hastasının el hijyenine dikkat etmesi , kalabalık ve kapalı ortamlarda fazla zaman geçirmemeye dikkat etmesi ataklardan korunmada önemlidir.
  • Hava kirliliğinin fazla olduğu bölgelerde spor için dahi olsa fazla zaman geçirmek atak nedeni olabilir.
  • D vitamini güneş ışığı yardımıyla ciltte aktif forma dönüşen bir vitamindir ve güneş ışığının daha az alınabildiği kış döneminde vücuttaki d vitamini oranı düşebilir. D vitamini eksikliği solunum sistemi enfeksiyonları ve astım atağı için risk oluşturur. Bu dönemde ihtiyacı gidermek için uygun süre ve dozda , doktor kontrolünde d vitaminin preparatları kullanılabilir.

KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) ile ilgili kısa bilgiler

  • En sık görülen KOAH yakınmaları; nefes darlığı, sık öksürük, balgam çıkarma, yorgunluk, sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme, dudaklarda ve parmak uçlarında morarmadır
  • Bir numaralı KOAH sebebi sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmaktır . Diğer sebepler; pasif içicilik, iş yerinde toz ve kimyasal maddelere maruz kalmak, iç ortam hava kirliliği, kötü havalandırma koşulları, çocukluk döneminde sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmiş olmak ve genetik risk faktörlerini taşımaktır
  • Kadınlar erkeklere oranla 2 kat daha fazla KOAH ‘na yakalanma riski altındadırlar
  • Genel olarak tüm dünyada kalp hastalıkları ve kanserlerden sonra en fazla ölüme neden olan hastalık KOAH’dır
  • Genellikle 40 yaş üzeri kişilerde saptanır
  • Kronik bronşit ve amfizem olmak üzere iki farklı tip hastalık KOAH’ı oluşturur.